Ahmed Cevad’ın Göygöl’ü

Ahmed Cevad’ın Göygöl’ü…

Kuzey Azerbaycan’da, iki yüz elliyi aşkın irili ufaklı göl yer alır. Efsaneye göre, Türk olmasına rağmen şiirlerini Farsça yazan Şark’ın büyük şairi Genceli Nizami’nin doğduğu gece, büyük bir deprem olur. Gence yakınlarındaki Kepez Dağı’nın zirvesi kopar ve yanı başındaki büyük dere yatağının üstüne akar. Dağın zirvesine yakın bölgede, vadi boyunca bir dizi göl oluşur. Bunlardan ilki ve en güzeli olan Göygöl’dür. Deniz seviyesinden 1556 m. Yükseklikte olan Göygöl, yılın hemen hemen tamamında tülü andıran bir sisle kaplı olup ziyaretçilerine nadiren yüzünü gösteren, ceylanların su içmeğe indiği, etrafı ormanlarla çevrili ve ilk bakışta insanda tarih öncesi bir mekân duygusu uyandıran büyülü ve masalsı bir güzelliğe sahiptir.

Göygöl’ün bulunduğu coğrafya, Orta-Asya’nın kapısıdır. Masalları süsleyen Kaf Dağları’nın en muhteşem coğrafyasıdır. Bu ıssız dağ başında Göygöl’le halveti olmayı, onunla söyleşmeyi göze alabilirseniz, Dede Korkut’un kopuzundan yükselen nağmeleri dinleyebilirsiniz. Büyülü bir dünyaya sefer eyleyip bir anda cinlerin perilerin rengârenk düğün alaylarının ortasında kendinizi bulabilirsiniz. Bu gölün manzarasını temaşa eylerken ansızın kopan bir fırtınanın ortasında kaybolabilir, ardından kendinizi at kişnemelerinin, kılıç şakırtılarının, zafer naralarının, canhıraş feryatların betimlediği bir cenk meydanına düşebilirsiniz. Göygöl’ün ılık esintileriyle bilge ve dingin asırların havasını teneffüs edebilir, şanlı tarihin destansı sahnelerinin içine dalabilirsiniz. Hatta şarkın büyük şairi Nizami’nin kendi sesinden hamsesinin dilediğiniz mesnevisini dinleyebilirsiniz. Göygöl’ün kenarında destanlara konu olmuş âşıkların gamlı iç çekişlerini duyabilir, masal ve destan kahramanlarıyla karşılaşabilirsiniz.

Azerbycan edebiyatında milli romantik duyuş tarzının en usta kalemi ve milli marş şair olan Ahmet Cevat’ın Göygöl adlı şiiri eğer içine girebilirseniz size bu duyguları yaşatır. Bu şiirin mısraları arasında gezinirken yirminci yüzyılın ilk çeyreğinde Azerbaycan’da yükselmeye başlayan bağımsızlık ateşlerini, ay-yıldızlı bayrağı taşıyan destek birliklerini, bir kere kalkan bayrağın bir daha yere düşmeyeceği kararlılığını, Doğu Oğuz coğrafyasının kendi milli kimliğine dönüşünü müşahede edebilir, geçmişi yeniden yaşayabilirsiniz.

GÖYGÖL

Dumanlı dağların yeşil koynunda

Bulmuş güzellikte kemali, Göygöl.

Yeşil gerdenbendi[1] güzel boynunda,

Aks etmiş dağların cemali, Göygöl.

Yayılmış şöhretin şarka, şimale,

Şairler hayrandır sendeki hale.

Dumanlı dağlara gelen suale,

Bir cevap almamış soralı, Göygöl.

Bulunmaz dünyada benzerin belki,

Zevvarın[2]  olmuştur bir büyük ülke,

Olsaydı gönlümde bir yeşil gölge,

Düşseydi sinene yaralı, Göygöl.

Senin güzelliğin gelmez ki, saya

Koynunda yer vardır yıldıza, aya,

Oldun sen onlara mihriban daye[3],

Felek busatını[4] kuralı, Göygöl.

Kesin eyşu-nuşu[5], gelenler susun,

Dumandan yorganı, döşeği yosun,

Bir yorgun peri var biraz uyusun,

Uyusun dağların maralı, Göygöl.

Zümrüt gözlerini görsünler diye,

Çamlar boy atmıştır, uzanmış göye,

Geçmiştir onlara gazabın niye?

Düşmüşlerdir senden aralı Göygöl.

Dolanır başında, gökte bulutlar,

Bezenmiş aşkınla çiçekler, otlar.

Öper yanağından kurbanlar otlar,

Ayrılık gönlünü kıralı[6], Göygöl.

Bir sözün var mıdır esen yellere,

Sipariş vermeğe uzak ellere…

Yayılmış şöhretin bütün dillere,

Olursa olsun goy haralı[7], Göygöl.

1922


[1] Gerdanlık

[2] Ziyaretçi

[3] Mürebbiye, bakıcı

[4] Merasimini, eğlencesini

[5] Zevk, sefa

[6] Kırdığından beri

[7] Nereli

Tags from the story
, ,
İçerik Sahibi
Diğer İçerikleri: Talat Ülker

Esenlik Muştusu

Esenlik Muştusu Gök renkli mızraklara dolandıkça bulutlar Ufka...
Devamını gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir